

Müebbet
Beynim müebbet yemiş, kafatası zindanımda,
Ruhum, gardiyan olmuş bekler başucumda,
Yok mu? Bir ceza indirimi ya da Rahşan affı?
Uçsuz bucaksız sanallık dolu, her tarafı,
Kimse yok mu? Beni bilen? Gören? Duyan?
Bu rüya mı yoksa? Hadi artık uyan! uyan!
Kimse yok mu sağımda, solumda, arkamda?
Kalakalmışım, başım boş mu bu zindanda?
Yalnızım belki ama başı boş değilim asla,
Kesintisiz sınırsız bir modemim, şuurumla
Ne modemi modem ne ki? Ben, internetim.
Sonsuzluğa tahliye bekleyen müebbetim.
Bazen miniciğim, zerre gördüğüm koca küre,
Sanki sonsuz evrende zerreden zerre,
Bazen kocamanım, koca kör düğüm zihnimde,
Sanki evrenleri var edenim minicik bilincimde...
02 Şubat 2009 13:52 Ankara
ASE
Bin Ay
Hayırlı andı bin aydan, farkımı anladığımda hayvandan,
Biraz düşünerek, geçmişimden okuduğum veri tabanımdan,
Seslendiler düşüncelerimden, 'Dünya bir andır, oda bu andır.'
Yine seslendi aynı ses 'Hayat dediğin, aslında bir rüyadır.'
Bin aylık bir yolculuğun yarısını biraz geçtik korkarım,
Dönüp baktık arkaya, bir damla boyu yol gitmedik sanırım...
06 Temmuz 2009 21:00 Bursa
ASE
Ey sevgili, en sevgili
.........gök yüzünde yalnız gezen,
....bir yıldızım ben bu gün...
..işte gam,
işte dert,
işte hüzün..
işte yalnızlık,
işte yok oldu varlık,
..işte yokluk, yoklukta çokluk
........ve sonsuzluğa açılan kapı,
..ve sonsuz huzur, sonsuz mutluluk
Sıkıntının içinden,
bana huzur veren
Ey sevgili...!
İstediğinde huzur
ırmağını çağlatan
.....En sevgili...!
........Sen yokluk ve varlığa sığmayan teksin
...Derdimin içinde, bana dermanımı verensin.
Yoklukta beni var, sonsuzluğunda yok edensin,
sırlanmış ruhumda,
sırlanmış camda,
esrarlı sarayında...
Gitme benden gitme ne olur, bırakma beni yokluğa,
....Hüzün, dert, gam ve yalnızlıktan olmuş hayali varlığa.
......Gitme benden gitme ne olur, yıllardır arzuladığım,
......................Huzur için diz çöküp yalvardığım....
Zorluklar ülkesinden sonsuzluk sarayına taşı, kuş cıvıltılarıyla çağlayan ırmaklarına götür beni.
Meltem gibi, yıldızlardan sana doğru estir, altlarından ırmaklar akan gül bahçelerinde gezdir beni.
Yazdığıma baktıkça boynumu sağa eğdir, dilimdeki en güzel isiminle bezendir şiirimi...
...........................................................................................30.11.2008
...........................................................................................18:38
ASE
Dilsiz ve Geveze Serçem
Çilelerimin temposuyla etrafımda dans eden sancı,
Geveze serçem bana hancı, ben ise bana yabancı,
Hadi ye serçem, kafamı kemiren, ömür adlı tırtılı,
Sanki yeni bir dünyaya doğuyorum, acılı ve sancılı,
Bebek gibi konuşmak istiyorum, heves ve gayretle,
Nerdesin anne seni bekliyorum, çaresiz ve hayretle,
Kıpırdamak isteği, yeniden çaba, beyaz kundağımdan,
İki ses duydum ahenkle, biri solumdan, biri sağımdan,
Bildik sorular mı soruyor yoksa? bana bu iki ses,
Ben köksüz ağaçta tüneyen, dilsiz serçeme kafes,
Yanıtsız kaldı bildik sorular, fayda yok serçemden,
Dil susunca yakalandım kıldan ince kel perçemden,
20:42
19 Ocak 2010
Ankara
ASE
